ne güzel buralar lan fanatik kimse yok çok ferah. şampiyonluk sıkıyor abi 5 dakkada kupayı alacan bitti gitti işte ne o öyle kakara kikiri.

adamlar burada parkta kendilerini kesti bu ne fanatikliktir ulan ….

resmen yaşadım bu şarkıyı klip çektim. ne yoldu yahu.

ve sen…

Sana hatırlamak düşer artık, yüzümdeki gülümsemeyi, mesela bir üsüyüpte atkını takarken, mesela bir şey yazarken, mesela odanı toplarken,mark levy’i okurken,sana hatırlamak düşer bana ait bir an’ı…Banada belki gelmeye çalışmak ve sana ait olanları geri getirmek… Fakat ben, anılarımızdan gitmeyeceğim gözlüğünü tak hepsi onun camında.izle sadece…ve Sen oyalan biraz, geçmişle, gelecekle, seslerle, gelenlerle…Gidenleri boşver.Benden başka. Sen başkalarıyla oyalan. Ve
eline geçen her fırsatı kullan.yürü kendi yolunda… Senin yollarının adı gitmek değil, yürümekdir yılmadan . Biz bir tek,dönebildiğimiz yollardan yürürüz,kaybolmaya mahal olmadan.yoruluruz ama yinede geliriz.Yinede yürümek istersen yürü…Ama kaybolma.

Erhan YILDIRIM 

Sen ve ben;
Şavaşımız neye karşı?
Senin için doldurduğum kağıtlar bile artık sapsarı.
Anlamadım ki bu ısrarı.
Belki bir dokunsan dökülecek bedenim önüne sereserpe.
Bu mudur? İnsanı öldürmenin sanatı.

Geçemedim gönlünden bir adım öteye.
Yetişemedim yanaklarına hatta dudaklarına.
Gözlerinden silemedim geçmişi, inemedim derine , esemedim saçlarına…

Hep evde bıraktın bana gelirken;
Kırılmış kalbini…
Oysa ne çok sevmiştim;
Gözlerindeki çizgiyi, saçlarındaki esintiyi,
Dudaklarındaki sonbaharı, ardındaki çıtırtıyı
ve her yağmurda gürleyen o nefesini…
Getiremedin, teslim edemedin, güvenemedin.
Ben atmayacağını bile bile ellerine bıraktım kalbimi.

İşte o an…
Gözlerime değdin bakamadım, ellerimi aldın dokunamadım
Göz yaşlarımı aldın benden, ağlayamadım…
Anlatamadım sana derdimi.

Şimdi gidiyorumya…
Kalbimi versende atmazki geri
Gözlerimi versen görmez ,ellerim tutmaz
Sen olmazsan bu bedene uymaz ellerim
Bende onlar olmadan giderim
Kalsın sende hislerim
Döndüğümde belki bir merhaba derim…

Erhan YILDIRIM

Sonu gelmez gecelerde…
Karanlıkta görünmeyen yapraklardı bahar .
Ve hüzün yolun diğer tarafında sırtını güneşe dönmüş bir ayçiçeği…
Kaybetmiş baharını ağlayan gökyüzü,
Hissettirir acısını yüzüne vuran damlalarda.

Götürür kendini gidebildiği yere
Gittiği yerde bir uzak olmasa ah…

Erhan YILDIRIM

zaman olur bir gün hazan, bir gün bahar…

Bazen…

Herşeyiniz elinizden alınmıştır ya hani.

eliniz, ayağınız vücudunuzun her yerinde hissedersiniz. ayakta duramazsınız.

Gün olur… yalnız başınıza otururken bi el dokunur omzunuza…  

yeniden doğmuş gibi olursunuz.

[Flash 9 is required to listen to audio.]

her şarkı seni söyler bana, her dize senden bahseder…

okuduğum kitaplarda sen, yağmurlarda…

gerçektende huysuz ve tatlı …

yokmuşum meğer sen gidince…

Mimoza

Mimoza, güzel kokulu süs bitkisidir. Dokunulduğunda veya rüzgarla temas ettiğinde belirli bir biçimde katlanan yaprakları olduğundan küstüm çiçeği olarak da bilinir. Elinizi mimoza üzerinde gezdirdiğinizde, yapraklar katlanacak ve yaprak sapı boynunu eğecektir. Mimozanın bu hareketleri parlak güneş ışığı altındaki genç bitkilerde daha hızlıdır. Birkaç dakika içerisinde normal hallerine dönerler. Mimozalar iyi havalanmış güneşli ortamları severler…sadece koklayarak bileceksin kıymetini mimozanın….